Yaşanmış bir yıla son not

Uzun süredir yazmadığımı göz önünde bulundurunca, yeni yılı bahane edip, hayatımdaki köklü değişikliklere şahit olan 2015 yılına son bir not düşmek istedim.

Bu yılda yaşadığım en köklü değişiklik , doğup büyüdüğüm yer olan Soğanlık/Kartal’dan Şirinevler’e zorunlu olarak taşınmamdı. Her gün Esenler-Kartal arasında İstanbul şartları altında gidip gelmekte kurtulmak hoş olsa da aile sıcaklığını ve doğup büyüdüğünüz semti bırakmak oldukça zor. İnsan kendini yerçekiminin daha az olduğu bir dünyaya alışmaya çalışırken buluyor. Tutunmak kolay olmuyor. Bkz. Tutunamayanlar

Söylemeliyim ki öğrenci evine çıkmak farklı bir duygu. 21 sene ailenizle birlikte yaşadıktan sonra bazı sorumluluklarınızın farkına varıyorsunuz. Öyle kapı arkasına attığınız çorapları kaldıran birileri olmuyor mesela ya da mucizevi bir şekilde çamaşırları yıkanmış, ütülenerek dolabınıza gelmiş bir şekilde bulamıyorsunuz. Eskiden kendimi sorumlu bir insan olarak görürdüm, ancak şimdi sorumsuzluğumla anneme bazı haksızlıklıklar ettiğimi düşünüyorum.

Ayrıca bahsedilmesi gereken bir durum ise, bir günde İstanbul metrolarında geçirdiğim sürenin 3 saat 20 dakikadan ortalama 20 dakikaya düşmesi. Bunun neticesinde kendime daha fazla zaman ayırabildiğimi sanmayın. Eskiden haftada en az 1 saat klarnet çalmaya vakit ayırırdım, 2 günde birde olsa elime bir roman alırdım, 2 günde bir kız arkadaşımın yanına veya eski dostlarımın yanına giderdim, her akşam mutlaka bloglarda veya Hacker News’de takılırdım yada mesleki yazılar okurdum. Şimdi ise tüm sosyal hayatımı hafta sonuna sığdırmaya çalışıyorum. Not: Sanırım YTÜ Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf öğrencilerinin çoğu böyle hissediyor.

Tabi ki tüm bunları 2015 yılını çok kötü geçirdim gibisinden duygularla yazmıyorum. Aksine ‘Ula 2015 ne ara bitti’ duygusuyla yazıyorum. Öz abim olarak gördüğüm Erhan Nasıroğlu, bir gün “Uğur 20 yaştan sonrası çok hızlı geçiyor” demişti, haklıymış.

Tüm bu süreç içerisinde iş hayatımda önemli ilerlemeler olduğunu söyleyebilirim. Artık mesleki bakışımın daha geniş olduğunu ve bazı boşlukları doldurabildiğimi söyleyebilirim. Ayrıca öğrenci evinde bulunmanın getirdiği güzel dostlukları da yabana atmamak gerekir.

Gerçekten çok yoğun olduğum ve zaman zaman çok zorlandığım bu dönemde bana en çok yardım eden, yükümü hafifleten, hatta bu dönemi atlatmamı sağlayan en önemli kişi kız arkadaşımdır. Hayatımda köklü değişikliklerin olduğu bu dönemde, bazı şeylerin değişmeyeceğini özellikle 2015 yılı olmak üzere son 6 yılda bana her fırsatta sabırla öğrettiği için ona teşekkür ederim. İyi ki varsın.

2016 yılında gerek sosyal hayatım başta gelmek üzere herkesin olduğu gibi benim de planlarım var.
Her yeni yıla girerken söylediğimi bu yıl ve beklentilerim içinde söylüyorum.

“Hayırlısı”.